Gençlerin Ailelerinden İstekleri

“Gençler büyüklerine soruyor: Siz hiç genç olmadınız mı?”

Tabiki de siz de genç oldunuz. Sizin de başınızda kavak yelleri esti, olur olmaz şeyleri kafanıza taktınız. Aşık oldunuz, ulaşılamayana göz diktiniz. Dünyayı kurtaracağınızı, her şeyi kendinizin bildiğini zannettiniz. Güldünüz, ağladınız. Bazen de anne-babalarınız, öğretmenleriniz, işvereniniz dahil herkese, her şeye isyan ettiniz.

Sonra, sonra ne oldu? Geçen her seneyle birlikte olgunlaştınız. Gençler de demiyorlar ki, biz hep böyle kalacağız. Onlar da sizden bir şans istiyorlar, gençliklerini dolu dolu yaşayabilmek için.

Özellikle liseli çağlarında başlayan ebeveyn-genç arasındaki kavgalar, daha sonra gencin üniversite hatta bazen çalışma hayatına girdiği ilk yıllarda bile her iki taraf için de zaman zaman yıpratıcı, zorlayıcı olabilmektedir. Gerçi son yıllarda, Türk ailesinin muhafazakar yapısında da bir değişim yaşandı. Gençlerimizin bir kısmı, tıpkı Avrupa’daki yaşıtları gibi (evlenme, iş, okul vb. sebebler hariç) hayatını kendi başına sürdürebilmek, daha özgür olabilmek düşüncesiyle (özellikle büyük şehirlerimizde) ailelerinden ayrı bir eve çıkmaya başladı. Ancak bu sayı bütünlüğü etkilemeyecek kadar az ve aile sistemimiz kendini korumakta. Çünkü orası hem çocuklar, hem de ebeveynler için sıcacık bir yerdir, sevinciyle kederiyle…

SAĞLIKLI İLETİŞİM KURULMALI

Ama bazen istemesek de bu yuvadan dışarıya, sesler yükselir, “kuşak çatışması” denilen durumlar yaşanır ve kalpler kırılır. Oysa bunu gidermenin yolu çok basittir; karşılıklı olarak kurulacak sağlıklı bir iletişim…
Bunun için de önce karşılıklı olarak duygu ve isteklerimizi ortaya koyabilmeliyiz.
Başlangıç olarak biz, sizlere yardımcı olalım;
Meselâ özellikle bu dönemlerde gençler anlaşılmadıklarını, aileler de çocuklarını tanıyamadıklarını söylerler. Unutulan bir nokta var ki o da şu; çocuğunuz sizden ayrı, bağımsız bir kişilik geliştiriyor ve arzularının, isteklerinin sizinle aynı olmasını beklemek hem imkansız, hem de böyle bir beklenti içine girmek onlara karşı yapılacak büyük bir haksızlık. Ne var ki bazı ebeveynler, kendileri isteyip de sahip olamadıkları meslekleri, yaşam standartlarını çocuklarında görmek istedikleri için yaptıkları baskılarla, beklentilerle çocuklarını mutsuz olacakları bir işe ya da evliliğe zorladıklarının farkında bile değiller.
Genç Türkiye olarak daha evvel yaşları 16-20 arasında değişen 300’e yakın genç kitlesine yaptığmız bir anket çalışmasını “gençler ailelerinden daha fazla güven bekliyor” şeklinde yayınladık. Ancak, daha sonra gazetemize gelen yazılardan da anladık ki gençlerin daha söyleyecekleri çok sözleri var.

İşte bazıları

Bizlere güvenin. Küçük hatalarımızı hoşgörün.

Hata yaparak doğruyu bulacağımıza inanın ve desteğinizi üzerimizden çekmeyin.

Arkadaşlarımıza (daha onları tanımadan) müdahaleci olmayın.
Karşılıklı sohbet edebilelim. Her lafımız karşılıklı itirazlarla bitmesin.
Bizim için yaptıklarınızı başımıza kakmayın. Arkadaşlarınızın, yakınlarınızın çocuklarıyla bizi kıyaslamaktan vazgeçin.
Anne ve babalarımız; kendi aranızdaki sorunların, sıkıntıların kaynağı olarak bizi görmekten vazgeçin.
Bizlerden gücümüzün üstünde bir beklentiye girmeyin. “Dediğimi yap, yaptığımı yapma” gibi bir mantık izlememizi de beklemeyin.
Olayları kendi zamanınızın değer yargılarıyla, koşullarıyla değerlendirmeyin. Artık birçok şeyin çok hızlı değiştiğini, sizlerin tamamen değişmenizin güç olduğunu bildiğimizi ancak yine de daha hoşgörülü, daha anlayışlı olaileceğinizi kabul edin.
Okul, iş ve eş seçimi gibi insan hayatını etkileyen en önemli 3 şey hususundaki isteklerimizi ve duygularımızı anlamaya çalışın.
Gelecek ile ilgili düşüncelerimizi, hayallerimizi ciddiye alın, bunlar sizi ürkütmesin, şaşırtmasın.
Yukarıda okuduklarınız, gençlerin sizlere ulaşmak istedikleri mesajlardan sadece bazıları. Gençler, ebeveynleriyle birlikte olmaktan son derece memnunlar ancak yukarıdaki hususlardan seslerini duyurabilmeleri de en önemli istekleri. Kabul ediyoruz ki hiçbir şey tek taraflı olmaz ve gençlerin de üstüne düşen çok fazla görev var. Bunları da sizlerin yönlendirmesiyle köşemizde işleyeceğiz. Ancak kesin olan şu ki; karşılıklı olarak sağlıklı bir iletişim kurmak için çaba harcarsak her şey çok daha güzel olacak.

Ailenin temeli

Karı-koca arasındaki ilişki ailenin temelidir. Eğer bu temel sağlıklı ise, ailenin tüm işlevleri sağlıklı olacaktır. Bir süre bazı aksaklıklar ortaya çıkabilir, ama zaman içinde bu aksaklıklar ortadan kalkacak, ailenin temelindeki sağlıklı ilişki her şeye damgasını vuracaktır. Karı-koca arasındaki ilişki sağlıksız ise, eninde sonunda bu sağlıksız ailenin ekonomik koşullarını, çocukları, insan ilişkilerini, kısacası kendimiz dahil tüm yaşantımızı etkileyecektir. Bu nedenle eşimiz dahil hem çocuklarımızla hem de kendimizle barışık, sağlıklı bir aile ortamı oluşturmak için hep beraber çaba harcayalım, aile içindeki gereksinimlerimizi bilelim.

ETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
Denizli escort bayan Ankara escort bayan Maraş escort bayan Balıkesir escort bayan Samsun escort bayan Antalya escort bayan Aydın mutlu son masaj Kocaeli mutlu son masaj Tekirdağ mutlu son masaj Adana mutlu son masaj Çanakkale mutlu son masaj Manavgat escort Kırklareli escort Burdur escort Aksaray escort Kars escort Kastamonu escort Adıyaman escort Karşıyaka escort Karşıyaka escort Torbalı escort Kastamonu masaj salonu