Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü

Çocukların hepsi  özeldir,fakat bazı çocuklar vardırki ; öyle hassastırlar ki bu durum onları daha da özel kılar.

Dünyada da Türkiye’de de sayıları oldukça çok olan “Özel Öğrenme Güçlüğü” çeken çocuklarımızdan bahsediyorum… Yıllar boyunca toplumdan dışlanan, hasta, engelli,hatta aptal olarak tanımlanançocuklarımızın kıymeti artık bilinmekte ve de onların da bizler gibi, hiçbir fark olmadan toplumun içerisindeyaşamalarına fırsat verilmektedir. Her birimize bu konuda birçok görev düşmektedir. Gelin bu çocuklarımızın çektiği güçlüklere yakından bakalım ve onları daha iyi anlayabilelim.

İlk güçlüğe bakalım: “Disleksi.” Peki nedir bu güçlük? Bu çocuklarımız okuma-yazmayı öğrenmekte çok güçlük çekerler. Birçok öğretmenin ya da anne-babanın düşündüğü gibi “aptal” değildir bu çocuklar. Sadece harfleri bizim gördüğümüz gibi görmezler, yazıları bizim kadar çabuk bir şekilde algılayamazlar. Rakamlar dans ederler etrafta… Onların anlayacağı şekilde onlara yaklaşmalı ve de zaman vermeliyiz bu çocuklarımıza.

Bir diğer güçlüğümüz; “diskalkuli.” Buçocuklarımız aritmetik konularda zorluk çekerler. Hesap yapmada, sayıları anlamlandırmada, gruplara ayırmada ne kadar çabalasalar da beklenileni karşılayamazlar. Onları çok zorlamamalı, yine onların anlayabileceği şekilde yaklaşmalıyız buçocuklarımıza.

Çocuklarımızın yaşadığı bir diğer güçlük; “dispraksi.” Bu güçlük çocuklarımızın ince ve kaba motor hareketlerinde zorluk çekmesinden kaynaklanır. Konuşma bozukluğu, beş duyu organının etkin kullanılamaması, yürüme ve koşmada birtakım zorluklar yaşanması gibi birçok etkilere sebep olabilir bu durum. Onlar için düzen oldukça zordur.Bu çocukları anlamak onlara yapacağımız en büyük yardımımız olacaktır.

Diğer güçlüğümüz çoğumuzun bildiği “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu“dur. İsminden de anlaşılabileceği gibi bu çocuklarımızın bir konuya odaklanması o kadar zordur ki! Bu çocuklar için sürekli bir yerde bulunmak, bir konuya odaklanmak neredeyse imkansızdır. Aklı sürekli başka yerlerdedir ve onları bu konuda zorlamak durumu çok dahagüçleştirecektir.

Birçok sebepten dolayı meydana gelebilecek olan diğer güçlüğümüz “duygusal ve davranışsal bozukluk” olarak adlandırdığımız problemdir. Normal şartlar altında o şartlara uygun olmayan tavır ve davranışlar sergileyebilen bu çocuklarımız bizden anlayış beklemektedirler.

Sadece beş tanesine değindiğim “Özel Öğrenme Güçlükleri” konusunda her geçen gün daha çok araştırma yapılmaktadır. Her bir paragrafta özellikle vurguladığım “bu çocukları anlama”konusu ise bize düşen en büyük görevdir. Öğretmenlerimize ve velilerimize öncelikle buçocuklarımızın problemlerini anlamada ve keşfetme de, daha sonra onların da toplumda rahatlıkla yer alabileceği konusunda çok görev düşmektedir. Dünyaya gelen her çocuk sadece o anne babanın çocuğu değil, dünyamızın çocuklarıdır…

ETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.